Bina güvenliğinde yapım yılı tek başına ölçüt değil
Özet haber: Maltepe ve Küçükçekmece’deki çökmeler, yapı güvenliğinde binanın yaşının yanı sıra proje, zemin, malzeme, denetim ve sonradan yapılan müdahalelerin de belirleyici olduğunu gösterdi.

1999 Marmara Depremi’nin ardından Türkiye’de yapı güvenliğine ilişkin düzenlemeler ve denetim mekanizmaları geliştirildi. 2007’de deprem yönetmeliği yenilenirken, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 1 Ocak 2019’da yürürlüğe girdi. Bu düzenlemeler yeni binaların tasarım ve yapım koşullarını değiştirse de bir yapının 2000 sonrasında inşa edilmiş olması, deprem karşısında güvenli olduğunun kesin kanıtı sayılmıyor.
Bir binanın dayanıklılığı değerlendirilirken hangi yönetmeliğe göre tasarlandığı kadar projeye uygun inşa edilip edilmediği de inceleniyor. Zemin özellikleri, taşıyıcı sistem, beton ve donatı kalitesi, işçilik, denetim ile kullanım süresince kolon ve kirişlere müdahale edilip edilmediği birlikte ele alınıyor. Gerektiğinde malzeme testleri ve ayrıntılı mühendislik analizleri yapılıyor. Binanın yaşı, dış görünüşü veya ruhsatının bulunması tek başına yeterli kabul edilmiyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bilgilendirmesine göre hızlı tarama sonuçları kesin risk tespiti yerine geçmiyor. Gerekli görülen yapıların ilgili mevzuat ve Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği kapsamında ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekiyor. Sonradan kat eklenmesi, taşıyıcı sisteme müdahale edilmesi veya kullanım değişiklikleri, başlangıçta uygun koşullara sahip bir binayı zaman içinde riskli hale getirebiliyor.
Maltepe’de 8 Ekim’de çöken ve beş kişinin hayatını kaybettiği yedi katlı binanın 1987 yapımı olduğu belirtildi. Bilirkişi ön raporuna göre ruhsata aykırı eklenen dört kat için 1989 ve 1990’da yıkım kararları alınmış ancak uygulanmamıştı. Küçükçekmece’de 2 Haziran 2024’te çöken, bir kişinin öldüğü ve sekiz kişinin yaralandığı üç katlı binanın da 1988’de yapıldığı, sonradan iki kat eklendiği bildirildi.
Uzmanlara göre İstanbul’daki yapı stokunun bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi ve riskli yapıların belirlenmesi gerekiyor. Bununla birlikte yalnızca eski binalara odaklanmak yeterli değil; yeni yapıların da projeye ve yönetmeliğe uygunluğu teknik incelemelerle ortaya konulmalı. Risk tespiti yapılan binalarda güçlendirme, yenileme veya diğer güvenlik önlemleri ayrıntılı değerlendirmelerin sonucuna göre belirlenmeli.
Kaynak: Haber Global



