Euro'da yeni kırılma!
Özet haber: Yüksek enerji fiyatları ve Avrupa'nın en büyük ekonomilerinden Fransa'nın bozulan kamu maliyesi arasında sıkışan euro, dolar karşısında 17 ayın en düşük seviyesine geriledi. ABD ekonomisinde görünümün güçlü olmasının yarattığı faiz artışı beklentisi de euro üzerindeki baskıyı artırıyor.

Fransız tahvillerindeki sert değer kaybı, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz patikasına ilişkin beklentilerin değişmesi ve Avrupa'da siyasi belirsizliğin artması, euro üzerinde yeni bir risk primi oluşturuyor.
Londra işlemlerinde dün euro dolar karşısında yüzde 0,6 değer kaybederek 1,12 doların altına indi. Euro yıl başından bu yana dolar karşısında yaklaşık yüzde 5 gerileyip son 17 ayın en düşük seviyesine indi. Parite için 1,11-1,12 hedefi korunurken, uzmanlar 1,10 bölgesine doğru daha fazla düşüş riskine dikkat çekiyor.
Satışların merkezinde Fransa var. Fransız 10 yıllık tahvil getirisi pazartesi günü 4 baz puan artarak yüzde 4,9'a yükseldi. Haziran sonundan bu yana yükseliş 1,2 puanı aşarken, yatırımcıların güvenli liman olarak Alman tahvillerine yönelmesi Fransa-Almanya 10 yıllık tahvil faiz farkını yaklaşık 1,5 puana taşıdı. Bu seviye, Euro Bölgesi borç krizinin en sert dönemlerinden bu yana görülmeyen bir ayrışmaya işaret ediyor.
Piyasanın temel kaygısı, Fransa'nın bütçe açığını GSYİH'nin yüzde 5'i seviyesine indirme konusunda yeterli ilerleme sağlayamaması. Fransa'da gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde siyasi parçalanma ihtimali de mali görünümü daha kırılgan hale getiriyor. İtalya gibi diğer Euro Bölgesi tahvil piyasalarına yayılan satış baskısı ise yatırımcıların artık yalnızca Fransa'yı değil, borçlanma maliyetleri yüksek tüm Avrupa ekonomilerini daha yakından izlediğini gösteriyor.
MUFG kıdemli döviz analisti Lee Hardman'a göre tahvil satışları, Euro Bölgesi'nde finansal koşulların istikrarsızlaşmasına yönelik korkuları artırıyor. ING analisti Chris Turner da bu hafta yatırımcıların Fransız borçlarından uzak durmaya devam etmesinin muhtemel olduğunu belirterek, bütçe teklifinin bölünmüş parlamentoda ilerleyip ilerleyemeyeceğinin yakından izleneceğini söylüyor.
Euro açısından diğer kritik başlık para politikası. Fransız tahvil getirilerindeki yükseliş zaten finansal koşulları sıkılaştırırken, ECB'nin ilave faiz artırımlarını gerçekleştirmesi daha zor hale geliyor. Yatırımcılar mevcut yüzde 2,5'lik ECB faiz oranından yalnızca iki çeyrek puanlık ek artış fiyatlıyor. Birkaç hafta önce beklenti üç faiz artırımı yönündeydi.
Deutsche Bank'tan Jim Reid, Fransız tahvil getirilerinin finansal koşulları zaten sıkılaştırdığını ve bunun ECB'nin piyasanın fiyatladığı faiz artışlarını gerçekleştirmesini zorlaştırdığını belirtiyor. ING ise euro/dolardaki döngüsel görünümün önümüzdeki aylarda olumsuz kalmasını bekliyor.
Daha zayıf euro ihracatçıların fiyat rekabetini destekleyebilirken, enerji ve ithal girdi maliyetlerinin yüksek kaldığı bir ortamda ithalatçı şirketlerin maliyet baskısını artırabilir. Fransa kaynaklı tahvil stresi kalıcı hale gelirse, kur hareketinin ötesinde Avrupa'daki kredi ve yatırım koşullarının da daha pahalı hale gelmesi gündeme gelebilir.
Eurodaki kaybı hızlandıran unsurlardan biri de ABD ile Avrupa arasındaki faiz beklentilerinin yeniden ayrışması. Eylül sonundan bu yana piyasa, ECB'nin beklenen sıkılaştırma döngüsünden 30 baz puan geri çekilirken Fed için yalnızca 13 baz puanlık bir indirim yaptı. Bu durum doların lehine çalışıyor ve doların faiz avantajını korumasına yardımcı oluyor. ING'ye göre DXY sepetinin yüzde 58'ini euro oluşturduğu için EUR/USD'deki satış aynı zamanda dolar endeksini mekanik olarak da yukarı taşıyor. Endekste bir sonraki hedef 102,85.
Fransa'nın yanı sıra İspanya'daki siyasi gelişmeler de yatırımcıların Avrupa risk algısını etkiliyor. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez'in önemli bir konut yasa tasarısının reddedilmesinin ardından erken seçim kararı alması, Euro Bölgesi'nde siyasi belirsizliği artıran gelişmelerden biri oldu. Yatırımcılar ayrıca Fransa'da gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde popülist partilerin güç kazanmasının maliye politikasını daha da gevşetebileceğinden endişe ediyor.
Kaynak: Ekonomim



