İmamoğlu’nun yasaklanan kitabı NYT’nin gündeminde: 'Siyasi manifesto'
Özet haber: The New York Times’ın İstanbul Büro Şefi Ben Hubbard, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun basım aşamasında toplatılan ve mahkeme kararıyla yasaklanan “Millet Şahidimdir” adlı kitabını inceledi. Hubbard, eseri “hukuki savunma unsurları taşıyan siyasi manifesto ve uzun bir seçim konuşması” olarak nitelendirirken, kitabın yasaklanmasını Türkiye’de muhalefet, siyasi rekabet ve ifade özgürlüğü tartışmalarıyla birlikte ele aldı.

The New York Times’ın İstanbul büro şefi Ben Hubbard, 1,5 yıldır cezaevinde tutulan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “Millet Şahidimdir” adlı kitabının basım aşamasında toplatılmasını ve mahkeme kararıyla yasaklanmasını mercek altına aldı. Hubbard, kitabın piyasaya çıkmaması nedeniyle çok az kişinin metni okuyabildiğini belirterek bir nüshaya ulaştığını ve kitabı incelediğini aktardı.
Hubbard, İmamoğlu’nun kitabının neden yasaklandığını anlamaya çalışırken, kararı Türkiye’de muhalefete yönelik son dönemdeki soruşturma ve tutuklamalarla birlikte ele aldı. Haberde, aralarında İmamoğlu’nun da bulunduğu çok sayıda muhalif siyasetçi ve yerel yöneticinin çeşitli suçlamalarla tutuklandığı, bazı belediye başkanlarının ise görevlerinden uzaklaştırıldığı hatırlatıldı.
Hubbard, New York Times, Türkiye’nin en tanınmış siyasetçilerinden birinin eserinin neden yasaklandığını ve bunun ülkedeki demokrasinin durumu hakkında ne söylediğini anlamak amacıyla kitabın bir nüshasını edindi.
İstanbul’un eski belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 'Millet Şahidimdir' adlı kitabının yasaklanması, Türkiye’de siyasi muhalefete yönelik baskı sürecinin yaklaşık ikinci yılında gerçekleşti ifadelerini kullandı. Hubbard'ın aktardığına göre “Millet Şahidimdir” , büyük ölçüde İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin davada hazırladığı ancak mahkemede sunamadığı savunma metninden oluşuyor.
Hubbard'ın mahkeme belgelerinden aktardığına göre savcılık, kitabın satışa çıkmasından birkaç gün önce dağıtımının engellenmesini istedi. “SİYASİ MANİFESTO VE UZUN BİR SEÇİM KONUŞMASI” Hubbard, kitabı hukuki savunma unsurları taşıyan uzun bir siyasi manifesto ve seçim konuşmasına benzetti.
Yazarın değerlendirmesine göre İmamoğlu, tutuklanmasının ardından düzenlenen protestolara katılan destekçilerini överken doğrudan sokağa çıkma ya da eylem çağrısında bulunmuyor. Bunun yerine yurttaşları oy kullanmaya, demokrasiye ve Anayasa’ya sahip çıkmaya çağırıyor.
İmamoğlu’nun kitabı, uzun bir seçim konuşmasını andırıyor: Hukuki savunma unsurları da barındıran bir siyasi manifesto diyen Hubbard, şöyle devam etti: İmamoğlu, tutuklanmasının ardından kitlesel gösteriler düzenleyen destekçilerini övüyor, ancak doğrudan bir eylem çağrısı yapmıyor. Bunun yerine insanları oy vermeye, demokrasiye ve Anayasa’ya sahip çıkmaya çağırıyor.
Erdoğan’a ve hükümetine yönelik eleştirileri son derece sert. Onları, iktidarda kalmak için yetkilerini kötüye kullanmakla ve Türkiye’de demokrasiyi tehlikeye atmakla suçluyor. Şöyle yazıyor: 'Mesele, milletin önüne koyduğunuz sandığın gerçek mi, sahte mi olduğudur. Seçimlerin gerçek mi, göstermelik mi; çok partili sistemin gerçek mi, göstermelik mi olduğudur.'
SEÇİM VE DEMOKRASİ VURGUSU The New York Times’ın aktardığına göre İmamoğlu, kitapta seçimlerin niteliği ve demokratik sistem üzerine yoğunlaşıyor. Kitap yalnızca siyasi değerlendirmelerden oluşmuyor. İmamoğlu, hakkındaki bazı yolsuzluk suçlamalarına da yanıt veriyor. Belediyede kullanılan bazı muhasebe yöntemlerinin neden suç unsuru taşımadığını anlatırken, kendisine yöneltilen iddiaları reddediyor.
İmamoğlu ayrıca iktidara gelmesi halinde Türkiye’de nasıl bir yönetim modeli benimseyeceğine ilişkin görüşlerini de aktarıyor. Demokratik kurallara bağlılık, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve kadınların üst düzey görevlerde daha fazla temsil edilmesi kitapta öne çıkan vaatler arasında yer alıyor.
“KORKTUKLARI KİŞİ İMAMOĞLU” İmamoğlu’nun eski danışmanlarından Serkan Özcan, The New York Times’a yaptığı açıklamada kitabın hukuki argümanlardan çok siyasi savunmaya dayanmasının bilinçli bir tercih olduğunu anlattı.
Özcan’ın aktardığına göre İmamoğlu, kendisini seçilmiş bir siyasetçi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı olarak gördüğü için savunmasının da siyasi olması gerektiğini düşündü: Özcan, “O, ‘Ben seçilmiş bir siyasetçiyim, İstanbul Belediye Başkanı’yım ve cumhurbaşkanlığı adayıyım; dolayısıyla savunmam siyasi olmalı’ dedi” dedi.
Özcan, kitabın yasaklanmasını İmamoğlu’nun siyasi etkisine ilişkin kaygılarla ilişkilendirdi ve iktidarın onun kamuoyuna seslenmesini engellemek istediğini kaydetti: “Korkdukları kişi İmamoğlu. Konuşmasını istemiyorlar. Ortaya çıkmasını istemiyorlar. Siyaset yapmasını istemiyorlar.”
Hubbard, kitabın toplatılması ve yasaklanmasını Türkiye’de muhalefetin durumu, siyasi rekabet ve ifade özgürlüğü tartışmalarının bir parçası olarak değerlendirdi.
Kaynak: Cumhuriyet



