Marmara’daki faylar için farklı kırılma senaryoları tartışılıyor
Özet haber: Marmara Denizi’nin doğusundaki son depremler, Çınarcık Havzası ile Adalar Fayı’nın olası davranışını yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, fayların kırılma biçimine ilişkin farklı değerlendirmeler yapıyor.

Yalova açıklarında kaydedilen 3,5 ve 2,9 büyüklüğündeki depremlerin ardından Marmara’daki fay sistemi yeniden tartışılmaya başlandı. Prof. Dr. Osman Bektaş, geçmiş depremler, mikrodeprem dizileri ve fayların hareket özelliklerinden hareketle Çınarcık Havzası’nın büyük bir kırılmanın ilerlemesini sınırlayabilecek bir yapı olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirtti. Bektaş, 1999 İzmit depreminin kırığının Çınarcık Havzası girişinde sona ermiş görünmesine ve 1963’teki 6,3 büyüklüğündeki Adalar depremine dikkat çekti.
Bektaş’ın değerlendirmesinde, Yalova’nın Esenköy bölgesinde 2016 yılında meydana gelen 4,4 büyüklüğündeki depremle aynı dönemde gözlenen yaklaşık 50 günlük gerinim sinyali ve mikrodeprem hareketliliği de yer aldı. Bu bulguların, havzanın fay kırılmalarındaki rolünün daha ayrıntılı incelenmesini gerektirdiği ifade edildi.
Prof. Dr. Naci Görür ise Marmara’daki fay sistemini Adalar, Kumburgaz ve Tekirdağ olmak üzere üç ana bölüm üzerinden değerlendiriyor. Görür, Adalar ve Kumburgaz faylarının kilitli olduğunu, Kumburgaz Fayı’nın kırılması halinde 7 ve üzerinde bir deprem yaşanabileceğini söyledi. Bununla birlikte küçük depremlerin tek başına büyük bir depremin yaklaştığını göstermediğini vurguladı.
Prof. Dr. Cenk Yaltırak, Adalar Fayı çevresindeki mikrodeprem hareketliliğinin büyük deprem için biriken enerjiyi boşaltacak büyüklükte olmadığını belirtti. Yaltırak, depremin mutlaka mikrodepremlerin görüldüğü noktada meydana geleceği görüşüne karşı çıkarak uzun süredir büyük kırılma yaşamamış sismik boşlukların da incelenmesi gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Okan Tüysüz ise Adalar açıklarındaki hareketliliğin fayın aktif olduğunu gösterdiğini, Adalar Fayı’nın Bakırköy-Avcılar yönündeki devamının da dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Tüysüz, Marmara’daki birden fazla fay parçasının birlikte kırılabileceği senaryoların da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Kaynak: Haber Global



