Sansürün adı değişse de gerekçeleri değişmiyor
Özet haber: Tele1, Halk TV ve T24 hakkında alınan kararlar üzerinden yürüyen tartışma, sansürün çoğu zaman bu adla değil, hukuki ve güvenlik gerekçeleriyle savunulduğunu hatırlatıyor.

Metinde, Tele1’e casusluk, Halk TV’ye mali suçlamalar gerekçesiyle kayyum atanması ve T24’ün LGBT propagandası iddiasıyla erişime kapatılması, sansür tartışmasının güncel örnekleri olarak ele alınıyor. Bu işlemleri savunanların, uygulamaların ifade özgürlüğünü sınırlamadığını ve suçla mücadele kapsamında bulunduğunu söylediği aktarılıyor. Ancak benzer gerekçelerin geçmişte de farklı iktidarlar tarafından kullanıldığı vurgulanıyor.
Erdoğan’ın şiir okuduğu için değil, hukuki gerekçelerle hapsedildiğinin; Refah Partisi’nin demokrasiye müdahale gerekçesiyle kapatıldığının ve başörtüsü yasağının da farklı hukuki açıklamalarla savunulduğunun hatırlatıldığı metinde, kararların kanunlara ve mahkeme hükümlerine dayandırılmasının sansür niteliğini ortadan kaldırmadığı savunuluyor. Milli Güvenlik Kurulu’nun iç tehdit ve düşman tanımları da bu yaklaşımın dayanakları arasında gösteriliyor.

