Uçum’un açıklamaları, Terörsüz Türkiye sürecindeki beklenti ayrılığını gündeme taşıdı
Özet haber: Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum’un değerlendirmeleri, silah bırakma karşılığında hangi hukuki ve siyasi adımların atılacağı tartışmasını yeniden gündeme getirdi. Açıklamalara DEM cephesinden tepki geldi.

Kaynak metne göre Uçum, Abdullah Öcalan’a İmralı’da çalışma ofisi ve Cumhurbaşkanlığındaki alt kurulda koordinatörlük görevi verilebileceğini, ancak bunun hukuki statüsünde değişiklik anlamına gelmeyeceğini belirtiyor. Dağdan inecek, cezaevlerinden çıkacak ve Avrupa kanadından gelecek PKK mensupları için de silah bırakma karşılığında otomatik biçimde yasal statü ya da demokratik siyasete katılım imkânı sağlanmayacağı ifade ediliyor.
Metinde, Terörsüz Türkiye süreci ile CHP’yi etkisizleştirmeye dönük olduğu ileri sürülen yaklaşımın birbirinden farklı hedeflere yöneldiği savunuluyor. AK Parti ile MHP’nin önceliklerinin de ayrıştığı, MHP’nin Terörsüz Türkiye’ye, AK Parti’nin ise CHP’ye ilişkin sürece ağırlık verdiği aktarılıyor. Bu farklılığın iktidar ile DEM arasındaki beklenti makasını büyüttüğü belirtiliyor.
Uçum’un açıklamalarına DEM Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel tepki gösterdi. Temel, sürecin başından beri asıl Uçum gibi isimler tarafından aksatıldığını savunarak tahrik suçlamasını iade etti; demokratik muhalefetin umut ve inancının büyütülememesinden bu çevreleri sorumlu tuttu. Kaynakta, DEM ve Kandil’in beklentilerinin daha önce ortaklaştırılamamasının mevcut gerilimin nedenlerinden biri olduğu değerlendirmesi yer alıyor.
AK Parti’li Orhan Miroğlu ise Uçum’un açıklamalarının devlet içindeki yaklaşımı yansıttığını savundu. Miroğlu, silahsızlanma karşılığında TBMM’de kabul edilen ve DEM’in de onayladığı yasal çerçevenin dışında bir vaat bulunmadığını, taleplerin sürecin sonlarına bırakıldığını belirtti. Metnin son bölümünde ise uzun süreli iktidarların zamanla yıpranabileceği ve iktidar çevresinden yükselen değişim çağrılarının bu tabloyla bağlantılı olduğu ileri sürülüyor.
Kaynak: Karar


