AKP kulislerinde fon soruşturması sonrası prestij ve oy kaybı kaygısı
Özet haber: Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklanmasının ardından AKP’de soruşturmanın siyasi etkisi tartışılıyor. Parti kaynakları, muhafazakâr seçmende rahatsızlık ve güven kaybı oluştuğunu belirtiyor.

Fon soruşturması kapsamında eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklanması, AKP kulislerinde hem soruşturmanın kapsamı hem de partiye yansımalarıyla değerlendiriliyor. Tutuklama kararının beklenen bir gelişme olduğunu söyleyen parti kaynakları, dosyanın Kaya ile sınırlı kalmayabileceğini ve yeni isimlerin de gündeme gelebileceğini ifade ediyor.
AKP kaynakları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın soruşturmaya ilişkin sert bir tutum benimsediğini aktarıyor. Parti içinden yapılan değerlendirmelerde, siyasi yakınlık ya da parti aidiyetinin soruşturma bakımından koruma sağlamayacağı belirtilirken, “Bizden de olsa hiçbir isme acımayacağız” mesajı öne çıkıyor. Erdoğan’ın yaklaşımı, sorumluluğu bulunan kişilerin kimliğine bakılmadan sürecin işletileceği şeklinde yorumlanıyor.
Kulislerde en çok konuşulan başlıklardan biri ise soruşturmanın AKP’nin kamuoyundaki itibarına etkisi. Partililer, “Prestij kaybettik” değerlendirmesi yaparken, ekonomik sıkıntıların yoğun olduğu bir dönemde kazanç ve usulsüzlük iddialarının gündeme gelmesinin seçmendeki rahatsızlığı artırdığını söylüyor. Dini kimliğiyle bilinen kişilerin bu iddialarla anılmasının, özellikle muhafazakâr seçmenle parti arasındaki güven ilişkisini zedelediği belirtiliyor.
AKP içinde olayların muhafazakâr seçmeni partiden uzaklaştırdığı ve ciddi bir oy kaybı kaygısı yarattığı ifade ediliyor. Erdoğan’ın da oluşan yıpranmanın farkında olduğu ve kaybedilen güveni yeniden sağlamaya çalıştığı değerlendiriliyor. Bu nedenle soruşturmanın adli boyutunun yanı sıra seçmen davranışına etkisi de yakından izleniyor.
Öte yandan bazı AKP’liler, soruşturmaya konu olan kişilerin asıl hedefinin Erdoğan olduğunu ve yaşananlarla partiye zarar verilmek istendiğini öne sürüyor. Bu görüşü savunanlar, sürecin Erdoğan’a yönelik bir “kumpas” girişimi olduğunu iddia ederken, soruşturmanın genişlemesini ve sorumluluğu bulunan herkes hakkında işlem yapılmasını savunuyor.
Kaynak: Cumhuriyet


