Denizolgun dosyasında Adli Tıp raporuna ek inceleme kararı
Özet haber: Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünü yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması olarak değerlendiren Adli Tıp raporundaki bazı tespitler için ek rapor isteyecek.

Süleymancılar cemaatinin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da İstanbul Beykoz’daki evinde ölü bulunmasına ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan rapor Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına ulaştı. Raporda, ölümün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu meydana geldiği belirtildi.
Başsavcılık, raporda yer alan bazı değerlendirmelerin soruşturma dosyasındaki bulgularla birlikte yeniden ele alınması gerektiği kanaatine vardı. Bu kapsamda 6 Kasım 2026’da Adli Tıp Kurumundan ek rapor talep edileceği açıklandı. Savcılık, ek inceleme istemine hangi tespitlerin gerekçe olduğunu ise paylaşmadı.
Raporda, 2016’daki otopsi bulguları ile Ağustos 2026’da mezarın açılmasıyla alınan örneklerin birlikte değerlendirildiği aktarıldı. Ağız ve burnun kapatılması, boyun ya da göğse bası uygulanması veya başka bir travmatik müdahale sonucu ölüm gerçekleştiğine dair tıbbi delil bulunmadığı kaydedildi. Toksikolojik incelemelerde de zehirlenmeye işaret eden bulguya rastlanmadığı belirtildi.
Denizolgun’un yüksek tansiyon ve kalp damar hastalığı bulunduğuna işaret edilen rapor, daha önce hazırlanan bilirkişi değerlendirmesinin ardından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlandı. 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda ölümün şüpheli olduğu ve ağız ile burnun kapatılması suretiyle kasten öldürülme ihtimalinin mevcut bulgularla bilimsel olarak dışlanamayacağı değerlendirilmişti. Bunun üzerine mezar açılmış, delillerin toplanmasının yanı sıra otopsi kayıtlarına ilişkin işlemler de incelemeye alınmıştı.
Denizolgun dosyasındaki gelişme, Kaşif Kozinoğlu’nun 2011’de Silivri Cezaevinde ölümüne ilişkin soruşturmanın ardından geldi. Kozinoğlu hakkında hazırlanan raporda ölüm kalp hastalığına bağlanmış ve zehirlenme yönünde tıbbi delil bulunmadığı belirtilmişti. Ancak Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının, mezardan alınan örneklerde ağır metaller tespit edilmesine rağmen zehirlenme bulgusu bulunmadığı sonucuna itiraz edeceği bildirilmişti.
Kaynak: Karar




