Mekke Savunma İttifakı ilk genel sekreterini belirledi
Özet haber: Riyad’da yapılan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi toplantısının ardından Pakistanlı Korgeneral emeklisi Nauman Mahmood, ittifakın ilk genel sekreteri olarak duyuruldu. Mahmood, 2021-2023 yıllarında Pakistan Ulusal Savunma Üniversitesi başkanlığı yaptı.
Nauman Mahmood Pakistan ordusuna 1987 yılında katıldı. Yaklaşık 40 yıl süren askeri tecrübenin ardından Korgeneral rütbesinde emekli oldu. Komuta, istihbarat, stratejik çalışmalar ve askeri eğitim alanlarında görev yaptı. Kuzey Veziristan daki bir piyade tümenini de komuta etti. Burası Pakistan ın Afganistan sınırındaki terörle mücadele operasyonlarının en önemli bölgelerinden biriydi.
İttifakın ilk genel sekreteri Nauman Mahmood; 2021-2023 yılları arasında Pakistan Ulusal Savunma Üniversitesi başkanlığı görevini yürüttü. Ayrıca Mahmood’un “War Studies” (Savaş Çalışmaları) alanında da yüksek lisansı bulunuyor. Mekke Savunma İttifakı bir veya birden fazla ülkeye düşmanlığı değil caydırıcılığı hedef alan bir yapıya sahip.
Yani temel anlayış; Olası saldırıya topyekun karşılık verilmesi hususu yerine bir saldırı olmadan önce engellemeye dönük gayreti kapsıyor. Bu ittifakta “Genel Sekreterlik” pozisyonu 75 yıldır faaliyette olan ve dünyanın en büyük savunma ittifaklarından biri olarak ön plana çıkan NATO’daki genel sekreterlik pozisyonu ile benzer özelliklere sahip.
İttifakın işleyişi ve icrasının bir Komutan yerine 3 yıllık görev süresine sahip Genel Sekreter tarafından üstlenilmesi hedefleniyor. Bu özellik ile de bu ittifakın savaşı ya da taarruzu değil savunmayı ve caydırıcılığı hedef alan anlayışı ortaya koyuluyor.
Ayrıca NATO’daki 5’inci madde ile Mekke Savunma İttifakının temel maddelerinden biri olan üç ülkeden birine yönelik saldırının bütün taraflara yapılmış kabul edilmesi de büyük oranda benzerlik taşıyor.
Bu maddeden de yola çıkarak nasıl NATO üyesi bir ülke saldırı altındayken diğer üye ülkeler kesinlikle o bölgeye birlik, asker konuşlandırmıyorsa; Husiler’in Suudi Arabistan’a saldırısı da Türkiye ve Pakistan’ın kesinlikle birlik konuşlandıracağı anlamına gelmiyor. Bu ittifakta her olayın askeri tabirle “Case by case” yani olaydan olaya değişkenlik göstereceği şekilde değerlendirilmesi öngörülüyor.
Ancak kuşkusuz üye ülkelerin yine tıpkı NATO’da olduğu gibi saldırı altındaki üye için birlik konuşlandırmasa da savunma sistemi ya da teçhizat yardımı yapma ihtimalinin de yüksek olduğu ifade ediliyor.
Kaynak: Habertürk


