Kentsel dönüşümde uzlaşma çağrısı: “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın”
Özet haber: Kentsel dönüşüm süreçlerinde hukuki düzenlemeler önemli uyuşmazlıkları çözse de kat malikleri arasındaki anlaşmazlıklar devam ediyor. Uzlaşma ve karşılıklı anlayış, sürecin daha sağlıklı ilerlemesini sağlayabilir.

Kentsel dönüşüm; idari ve mali boyutlarının yanı sıra insan ilişkileri açısından da zorlu bir süreç olarak öne çıkıyor. Deprem riski taşıyan binaların yenilenmesi sırasında maliklerin farklı beklentileri, karar alma aşamalarında sürtüşmelere yol açabiliyor. Yapılan yasal düzenlemeler uyuşmazlıkların önemli bölümüne çözüm getirirken, bazı kat maliklerinin süreci hâlâ güçleştirebildiği görülüyor. Hukuki yollara başvurmadan önce komşular arasında ikna ve anlaşma görüşmeleri yürütülüyor.
Hz. Peygamber’in Enes b. Mâlik tarafından rivayet edilen “Kolaylaştırın zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin!” hadisi, bu süreçlerdeki tutumlara ilişkin bir hatırlatma niteliği taşıyor. Özellikle zamanla sınırlı işlerde, tarafların birbirini anlamaya çalışması ve ortak çözüm araması herkesin yararına oluyor. Bir binada dönüşüm gündeme geldiğinde, çoğunluk kararının hukuken yeterli olmasına rağmen karşı çıkan maliklerle görüşülerek karot işlemi, dönüşüme katılmamanın sonuçları ve olası hukuki süreçler hakkında bilgi veriliyor.
Hasarlı bir binada bu görüşmelerin ardından karot işlemi yapılabiliyor ve üç aylık boşaltma süreci başlıyor. Bu sırada evini satmak zorunda kalan maliklerin bulunması da sürecin zorluğunu artırıyor. Müteahhit ile anlaşmaya varılana kadar yeni binanın asansörlü olup olmayacağı, dairelerin büyüklükleri ve ortak alan giderlerinin nasıl paylaşılacağı gibi konular da tartışma konusu olabiliyor. Bazı maliklerin, anlaşma tarihinden sözleşme koşullarına kadar pek çok başlıkta diğerlerini zorlayan tutumlar sergilemesi, komşuların sabrını tüketebiliyor.
Bu sorunların aşılabilmesi için herkesin kendisini karşısındakinin yerine koyması ve ortak menfaati gözetmesi gerekiyor. Bu yaklaşım, kişinin hakkından vazgeçmesi anlamına gelmiyor; ancak herkesin buluşabileceği asgari ortak noktalarda, işlerin ilerlemesi için gerektiğinde bir adım geri atılmasını mümkün kılıyor. Kentsel dönüşüm gibi uzun ve hassas süreçlerde karşılıklı anlayış, hem anlaşmazlıkların azalmasına hem de ortak hedefe daha az yıpranmayla ulaşılmasına katkı sağlıyor.
Kaynak: Karar



